avrupa steroid
koxpcu
Popüler Yayınlar
-
Name Last Modified Size Type Parent Directory / - Directory Allah_Icin_Kurban_Kesmek.ogg 2007-Nov-23 08:44:57 13.7M application/ogg All...
-
avrupa steroid
-
iskilipli Atif Hoca'nin mezari nerededir? TAKDİM Avrupa’da birkaç ay kalabilme fırsatını elde etmiş ve şö...
-
mp3 http://ia331307 us archive o rg/3/ite er_ve_Iman mp3 http://ia331307 us archive o rg/3/ite det-Cennet mp3 http://ia331307 us archive o...
-
Tek kuruş ödemeden banka sahibi oldu Çukurova Grubu ile Doğan Grubu arasında kılıçlar çekilmiş durumda. Her iki gruba ait gazetelerde birbir...
-
TİMURTAŞ UÇAR Kürsünün hakkını veren adamdı Adaletsizlikle savaştı Yarın ölümünün 1. yıl dönümü. O'nu rahmetle anıyoruz. Kürsülerin haşm...
-
Bilindigi gibi Timurtas (Uçar) Hoca efendi 20.01.2000 tarihinde saat 1.30'da Hakka yürüdü. Bizde Timurtas Hoca efendiyi unutmak ist...
-
http://ia331307.us.archive.org/3/ite...el_Ve_Iman.wma http://ia331307.us.archive.org/3/ite...-nin_Fethi.wma http://ia331307.us.archive.org/3...
Sayfalar
9 Temmuz 2009 Perşembe
bayanlar için gusül abdesti boy abdesti
Resulü Kibriya Hazretler “Temizlik İmanın yarsıdır”, “Temizlik, imanın kemalinden ve nurundandır”, İslam temizlik üzerine kuruludur” ve “temizliğe devam et ki rızkın genişlesin” gibi hadisleriyle temizliği övmüş ve dinimizdeki konumunu bizlere bildirmiştir.
Bu yüce emirlere göre Müslümanlar, imanları icabı, dış ve iç temizliğinde örnek insanlar olmakla yükümlüdürler. Kaldı ki Allah “pislikten arınanları sever.” (Bkz. El-Bakara suresi, Ayet:222)
NECASET VE HADES
İslam’da temizliğin adı “taharet”tir. Taharet, necasetten ve hadesten arınmak demektir.
“Necaset”, aslı ve tabiatı icabı pis olan şeylerdir. Canlıların idrarları ve dışkıları necaset diye adlandırılan pislik türüdür.
“Hades” ise aslı ve tabiatı icabı pis olmayan, fakat hükmi olarak kirli sayılan şeylerdir. Yellenmek, kan, ve gusül abdestini gerektiren haller Hades olarak adlandırılmıştır.
İslam’da su hem hayatın kaynağı, hem temizliğin vasıtası, hem de cennetin mücevheri olarak adlandırılmıştır. İslam inancında su iki kısımdır. “mutlak su” ve “mukayyet (sınırlı) su”. Mutlak su, tertemiz, gerçek su anlamına gelir. Bu tip sulara içilebilir sular girmektedir. Mukayyet yani sınırlı su ise, tadı, kokusu, rengi değişmiş, içilemeyecek gibi olan yahut da nektarlardan elde edilen ve farklı amaçla kullanılabilip, temizlik amaçlı olarak kullanılamayacak olan sulardır. Gül suyu, meyve suları, beklemekten yosun bağlamış sulardır. Dinimizde temizlik için mutlak su tabir edilen su kullanılmaktadır.
GUSÜL-ABDEST
BOY ABDESTİ (GUSÜL)
Gusül abdesti demek, boy abdesti demektir. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de “Boy abdesti alınız” buyurulur (Bkz: El-Maide Suresi, Ayet:6). Gusül, kuru hiçbir yer kalmaksızın, bütün vücudun yıkanması demektir.
Guslün farzı üçtür;
1- Ağzı yıkamak: Ağızda ve dişlerde, asla kuru yer bırakmaksızın, diş aralarının fırçalanması sonucu temizlenmesiyle ağzı en az bir kere yıkamaktır.
2- Burnu yıkamak: Burunun köküne (genze) su gidecek şekilde buruna su çekmektir. Bu sayede burunda iyice temizlenmiş olur.
3- Bütün vücudu yıkamak: saç diplerinden ayak parmaklarına kadar, kuru bir nokta bırakmaksızın bütün vücudu ovarak yıkamaktır.
Bütün bunları birer kere yapmak farz, üçer kez yapmak sünnettir.
BOY ABDESTİ NASIL ALINIR?
Boy abdesti alırken, farzlara ve sünnetlere uymak gereklidir. Öncelikle idrar yapılarak tenasül uzvunda (cinsel organ) kalıntı kalmaması sağlanmalıdır. Ardından erkek ve ya bayanların avret yerleri göbek çukuru ile diz kapağı arasında, önümüz ve arkamız olarak iyice yıkanmalıdır. Sonra “niyet ettim cünüplükten kurtulmak için boy abdesti almaya” şeklinde boy abdestine niyet ettikten sonra “besmele” çekilir ve eller yıkanır. Dişler temiz değilse, önceden fırçalanmamışsa; fırçalanır. Duasız bir şekilde namaz abdesti alınır. Ancak namaz abdesti alma işlemi sırasında özellikle ağza be buruna normalin çok üstünde, abartılarak su çekilmeli ve ağız-burun temizlenmelidir. Ardından bütün beden saç diplerinden ayak parmak ucuna kadar ovarak yıkanı. N sonunda baş üzerinden, sağ ve sol omuzlardan aşağıya üçer kez su dökülür (yahut bahsedilen süre zarfında duş altında beklenilir).
Boy abdesti alınırken bayanların dikkat etmesi gereken bir nokta da şudur. El ve ayak tırnaklarında bulunan oje boy abdestine engel olduğu için, Abdest alınmadan önce çıkartılmalıdır.
Boy abdesti alınırken Kâbe’ye karşı durulmaz, dua okunmaz, konuşulmaz.
Şafii ve Maliki mezheplerinde ağza ve buruna su vermek farz değil sünnettir. Hanefi ve Hanbeli mezheplerinde ise farzdır.
Boy abdesti için niyet etmek Hanefi mezhebinde sünnet, Şafii, Maliki ve Hanbeli mezheplerinde ise farzdır.
Boy abdesti alınırken, mümkün mertebe yalnız olunmalıdır. Fakat örneğin erkekler için askerlik gibi dönemlerde, toplu halde yıkanıldığı zamanlarda (erkekler erkekler arasında, kadınlar kadınlar arasında) avret yerleri kapalı bir şekilde alanın tenha bir noktasında boy abdesti alabilirler.
İslam’da kadınlar ve erkekler bir yerde yıkanamaz, boy abdesti alamazlar. Fakat böyle bir durum zaruret icap ettiyse etrafta su olsa bile, teyemmüm edilir. Zira hükmen su bulunamamış sayılır.
BOY ABDESTİNİ FARZ KILAN HALLER
Boy abdestini (Gülsü) farz kılan üç hal vardır. Bunlar;
1- Cünüplük: her ne suretle olursa olsun, şehvetle yerinden ayrılan ve dışarıya atılan meniden (döl suyundan) dolayı gusül (boy abdesti) gerekir. Bu halin uyku veya uyanıklık halinde gerçekleşmesi fark etmez. Cinsel temas halinde, erkeklik organının sünnet noktasına kadar kadının cinsel organı içine girmesi halinde de “boşalmaya gerek kalmadan” boy abdesti bozulmuş olur.
2- Hayız hali: bayanlara mahsus bir haldir. Hayız bulûğa ermiş kızların biyolojik ayda (28 günde bir) adet görmeleri demektir. Bu süre, yani hayız hali bitiminde bayanların boy abdesti almaları gerekmektedir.
3- Nifas hali: bu da bayanlara mahsus bir haldir. Bu duruma loğusalık Halide denir. Doğumdan sonra kadından bir müddet kan gelme durumudur. Bu kan gelme durumunun bitiminde kadının boy abdesti alması gerekmektedir.
Bahsettiğimiz bu üç şartın dışında dinen mübarek günleri, bayramları ve kandilleri karşılamak amacıyla da boy abdesti alınabilir. Tabi birde vefat eden bir insanı defnetmeden (gömmeden) önce cenazeye boy abdesti aldırılmalıdır.
NAMAZ ABDESTİ
Kur’an-ı kerim’de namaz ibadeti yerine getirileceği zaman Abdest alınması emredilmiştir (Bkz. El-Mâide Suresi, ayet:6). Abdest su ile yapılan, yüzü, kolları, ayakları yıkamak ve başı meshetmekten ibaret görülen; görünüşte maddi, gerçekte manevi bir temizliktir.
Abdest almış olmanın bize maddi ve manevi faydaları vardır. Bunlar; düzenli olarak maddi temizliği sağlamak, manevi olarak da; iç huzurun sağlanması, insanı bazı kötü duygulardan arındırması, akla gelen fena düşünceleri uzaklaştırması ve Allah tarafından küçük günahların affedilmesine sebep olması olarak sıralanabilir.
Bir hadiste abdestli iken vefat eden bir insanın şehitlik mertebesine çıkması ihtimalinin olduğu belirtilmiştir.
Namaz abdestinin farzları dörttür;
1- Yüzü yıkamak: yüzün bir defa yıkanması farz; üç defa yıkanması sünnettir. Yüz alın saç bitiminden, iki kulak memesinden, çene altına kadar olan bölgenin yıkanması demektir. Bu işlem yapılırken suyun göz kapakları ve çevresine ulaşması sağlanmalıdır.
2- Kolları dirseklerle birlikte yıkamak: parmak uçlarından başlayarak dirseklere kadar olan kısmın üç kez yıkanmasıdı4. burada da bir kez yıkamak farz, üç kez yıkamak sünnettir.
3- Ayakları topuklarla birlikte yıkamak: topuklar dahil, yak alt ve üstünün parmak aralarıyla birlikte yıkanmasıdır. Yine bir kez yıkanması farz, üç kez yıkanması sünnettir.
4- Başın dörtte birini meshetmek: başımızın dörtte birinin elimiz aracılığıyla hafifçe ıslatılması demektir.
Tabi bunlarla birlikte su değdiği zaman azacak yara varsa yara sarılır, diğer sargı ve alçı benzeri durumlarda olduğu gibi sargı üstü meshedilir.
ABDEST NASIL ALINIR?
Önce “niyet ettim Allah rızası için Abdest almaya” şeklinde niyet edilir. Ardından eller bileklere kadar, parmak aralarıyla birlikte üç defa yıkanır. Sağ elle ağza üç defa su verilerek ağız çalkalanır (istenirse bu çalkalama esnasında diş etlerini kanatmadan fırça-misvak kullanılabilir.). sağ el ile buruna üç kez su verilir, sol el ile sümkürülür. Avuç dolusu su ile saç bitiminden, kulak memesine, çene altına kadar üç defa yüz yıkanır. Yüz yıkamada dikkat edilmesi gereken şey avuçlarla alınan suyun yüze çarpılmaması gereğidir. Su etrafa sıçratmadan yüz yıkanmalıdır. Sol el ile sağ el üç defa dirseklere kadar (dirsekler dahil) yıkanırken, aynı şekilde sağ el ile de sol kol dirseğe kadar üç defa yıkanır. Her iki kolu yıkadıktan sonra elleri yeniden yıkayarak elin ıslaklığıyla baş meshedilir. Ardından elin serçe parmağıyla kulaklar yıkanırken, baş parmakla da kulak arkası meshedilir. Temiz kalan şahadet parmağı, orta parmak ve yüzük parmağıyla da ense meshedilir. Son olarak ayaklar parmak aralarıyla birlikte yıkanır. Ayakların yıkanmasında dikkat edilmesi gereken nokta ise parmak aralarının daima sağdan sola doğru yıkanmasıdır. Ardından son defa eller yıkanır ve namaz için Abdest alınmış olur.
TEYEMMÜM NEDİR?
Gerçekten veya hükmen su bulunamadığı takdirde, yahut suya ulaşılamadığında temizlenebilmek için ve Abdest almak için temiz toprak (veya kum, kireç, tuğla, çimento gibi toprak türevleri) ile yüzün ve kolların özel bir şekilde meshedilmesine teyemmüm denir. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de “…su bulamamışsanız, o vakit, tertemiz bir toprakla teyemmüm edin…” buyurulmuştur (Bkz. El-Mâide Suresi, Ayet:6).
Zaruret halinde teyemmüm boy abdesti ve namaz abdesti yerine geçer. Teyemmümün hükmü Abdest alınabilecek su bulununca biter.
Teyemmümde niyet şarttır. Su ile alınan abdestteki niyetten farkı neye niyet edildiğinin de belirtilmesidir.
TEYEMMÜM NASIL YAPILIR?
Teyemmümü “bir niyet iki darp” şeklinde formülize edebiliriz. Yani önce “niyet ettim Allah rızası için öğlen namazı için teyemmüm abdesti almaya” şeklinde niyet edilir, euzu besmele çekilir, iki el birden açılarak temiz toprağa avuç içi ile temas edilir. Parmak aralarına, vesaire yere yapışması muhtemel toprak parçaları eller başparmak hizasında birbirine çarptırılarak, yada silkelenerek düşürülür ve yüz meshedilir. Bunun ardından aynı işlem tekrarlanır. Yalnız bu sefer kollar dirseklere kadar (dirsekler dahil) meshedilir. Böylece teyemmüm abdesti alınmış olur.
Teyemmümde niyet etmek, elleri ve kolları meshetmek farzdır. Diğer işlemler sünnettir.
Namaz abdestini ve boy abdestini bozan hallerin hepsi edilen -niyete göre- teyemmüm için de geçerlidir. Bunların haricinde abdest alınabilecek nitelikte su bulunması halinde de teyemmüm bozulmuş olur.
Alıntı
Gusül Abdesti alınışı yapılışı boy abdesti
Gusül (Boy Abdesti)
Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği gerektiren hal cünüplüktür. Ayrıca kadınların hayız ve nifas kanlarının sona ermesidir. Cünüplük hali ise, aşağıda açıklanacağı üzere, şehvetle meninin atılmasından ve cinsel ilişkiden meydana gelir.
Guslü Gerektiren Haller:
a. Cünüplük: Cinsî münasebet, ihtilam ve ne şekilde olursa olsun meninin vücut dışına çıkması boy abdestini gerektirir.
b. Hayız ve Nifas (Lohusalık): Hayız ve nifas hali sona erince gusül farz olur.
Şehvetle yerinden ayrılan ve şehvetle dışarıya atılan bir meniden dolayı gusletmek gerekir. Şehvetle yerinden aynlıp, şehvet kesildikten sonra dışarıya atılan meniden dolayı da, İmamı Azam ile İmam Muhammed'e göre, gusletmek gerekir. Fakat İmam Ebu Yusuf'a göre gusül gerekmez.
Rüyada şehvetle ayrılan bir meninin, şehvet kesildikten sonra dışarıya akıtılmasını sağlamak için tenasül organını tutmak ve sonra dışarıya akıtmakta, misafir ve soğukta bulunanlar için İmam Ebu Yusuf görüşünü seçmekte kolaylık vardır. Bu yönden bu görüşün tercih edilmesini uygun görenler vardır. Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.
Cinsel ilişki halinde sünnet yerinin veya o kadar bir kısmın duhulü ile, buluğ çağına ermiş erkek ve kadının gusletmeleri gerekir. Meninin gelip gelmemesine bakılmaz. Bunlardan yalnız biri buluğ çağına ermiş ise sadece ona gusül gerekir, diğerine gerekmez. Ancak buluğ çağına yaklaşmış bir devrede ise, yıkanmadan namaz kılmasına izin verilmez. Namaza devam için taharette tedbirli olmak lazımdır. Bu ve buna benzer hangi haller olursa olsun ihtiyat olan yol gusletmek suretiyle şüpheli hallerden sakınmaktır.
Uykudan uyanan kimse, yatağında, çamaşırında veya bedeninde bir yaşlık görünce bakılır: Eğer rüyada cinsel ilişkide bulunduğunu hatırlıyorsa, gusletmesi gerekir. Yaşlığın meni olup olmamasında şüpheye düşmesi bir önem taşımaz. Ancak ihtilam olduğunu hatırlamadığı takdirde, yaşlığın mahiyetinin ne olduğu üzerinde durulmaz ve gusül gerekmez. Çünkü akıntının şehvetle geldiği bilinmemektedir. Bu mesele İmam Ebû Yusuf'a göredir, İmamı Azam ile İmam Muhammed'e göre, gelen akıntının mezi olduğunu anlıyorsa, gusl etmesi gerekmez. Fakat meni olduğunu biliyor veya şübheye kapılıyorsa, gusletmesi gerekir. İhtiyata uygun olan da budur. Onun için fetva buna göredir.
Yatağından uyanıp kalkan kimse, ihtilam olduğunu hatırladığı halde, tenasül organında bir yaşlık görse gusletmesi gerekir. Ayakta veya oturduğu yerde uyuyan kimse, uyanıp da bu organında bir yaşlık görse, bakılır: Eğer bu yaşlığın meni olduğuna kanaati varsa veya uyumadan önce bu organı hareketsiz bir halde idi ise, gusletmesi gerekir. Fakat böyle bir kanaati yoksa ve tenasül organı da önceden uyanık durumda idi ise, gusletmesi gerekmez. Bulunan yaşlığın mezi olduğuna hükmedilir. Çünkü organın uyanık olması, mezinin çıkmasına sebeb olur.
Sarhoş veya bayılmış olan bir kimse uykusundan uyanıp da, kendisinde meni bulacak olsa, gusletmesi gerekir. Mezi bulacak olsa yıkanması gerekmez.
İdrarını yaparken, tenasül organı uyanık olduğu halde meni gelse, yıkanması gerekir. Organ uyanık olmayınca; gusletmek gerekmez, çünkü uyanıklık şehvetin bulunmasına delildir.
Bir erkek veya bir kadın rüyada ihtilam olsa da, meni dışarıya çıkmış olmasa, yıkanmak gerekmez. İmam Muhammed'e göre, böyle bir kadının ihtiyat olarak yıkanması gerekir. Çünkü kadından çıkacak bir sıvının yine ona dönmesi ihtimali vardır.
İhtilam olan veya cinsel ilişkide bulunan bir kimse, idrarını yapmadan veya çokça yürümeden veya yatıp uyumadan yıkansa da, sonra kendisinden meninin arta kalan kısmı çıkacak olsa, ikinci kez yıkanması gerekir. Fakat idrarını yaptıktan veya epeyce yürüdükten veya uyuduktan sonra şehvetsiz olarak gelecek meni guslü gerektirmez. Çünkü bu durumda o meni, yerinden, şehvet olmaksızın ayrılmış bulunur. Yine bir kadından, yıkandıktan sonra, kocasının menisi çıkacak olsa, tekrar gusletmesi gerekmez.
Bir yatakta yatıp uyuyan iki kimse, uyandıkları zaman ihtilam olduklarını hatırlamayarak yatakta meni gibi bir yaşlık görseler veya kurumuş meni görüp de o yatakta kendilerinden önce başka bir kimse yatmış olsa bu durumda meninin kime ait olduğu bilinmese, her ikisinin de ihtiyaten yıkanması gerekir.
Şehvet olmayıp da döğülmeden, ağır bir yük kaldırmadan ve yüksek bir yerden düşmeden dolayı meni gelmesiyle gusül gerekmez.
(İmam Şafî'ye göre bu hallerde de gusül gerekir.)
Yerinden şehvetle ayrılan bir meni, bedenin dışına veya dış hükmünde olan yere çıkmadıkça gusül gerekmez.
Bakire bir kızın bekaretini yok etmemek sureti ile yapılan bir ilişkide meni gelmeyince gusül gerekmez; çünkü bekaret, sünnet yerine kadar duhule engel olmuş demektir.
Cünüplük, hayız veya nefselik (loğusalık) halinde iken, gayrimüslim bir kadın veya gayrimüslim bir erkek ihtida etse, gusletmesi farz olur. Hayız veya nefseliği son bulmuş olsa da, yıkanmamış bulunsa, yine gusül gerekir. Fakat yıkanmış bulunan veya henüz cünüplük, hayız ve nefselik haline düşmemiş olan erkek veya kadın gayrimüslim ihtida etse, yıkanması mendub olur.
Gusül Nasıl Yapılır:
Gusletmek isteyen bir kimse önce besmele okur ve : "Niyet ettim Allah rızası için gusletmeye" diye niyet eder. Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler. Bundan sonra sağ avucuyla ağzına üç kere su alır ve her defasında ağzını boğazına kadar gargara şeklinde çalkalar. Oruçlu ise boğazına su kaçmamasına dikkat eder. Sağ avucuyla burnuna, genzine kadar üç defa su çeker, her defasında sol eliyle burnunu temizler. Bundan sonra tıpkı namaz abdesti gibi abdest alır.
Abdest aldıktan sonra önce başına, sonra sağ, daha sonra da sol omuza üçer defa su döker ve vücudunu yıkar. Suyu her döküşte elleriyle vücudunu iyice ovuşturur. İğne ucu kadar kuru yer kalmaksızın vücudun her tarafını güzelce yıkar. Gusülde bıyık, saç ve sakal diplerine suyun iyice işlemesi için ovuşturulur. Göbek boşluğu, küpe delikleri dikkat edilerek yıkanır. Böylece gusül abdesti almış oluruz.
Guslün Farzları:
1. Ağza su alıp boğaza kadar çalkalamak.
2. Burna su çekip yıkamak.
3. Bütün vücudu ıslanmayan yer kalmayacak şekilde yıkamak.
Guslün sünnetleri:
1. Gusle niyet etmek.
2. Besmele ile başlamak.
3. Bedenin bir tarafında pislik varsa onu önceden güzelce temizlemek.
4. Avret yerini yıkamak
5. Gusülden evvel abdest almak.
6. Bedenine üç defa su dökmek ve suyu bedenin her tarafına ulaştırmak.
7. Su dökünmeye baştan başlamak, sonra sağ omzuna, sonra sol omzuna dökmek ilk defa döktüğü zaman bedeni ovmak ve suyu bedenin her tarafına ulaştırmak.
8. Ayağının olduğu yere su birikirse, abdest aldığı zaman ayak yıkamasını sonraya bırakmak.
Kaynak: Büyük İslam İlmihâli, Ömer Nasuhi Bilmen
Timurtaş hoca, Timurtaş uçar hoca efendi,laik dü,zen,kominist gençler,timur taş hoca mp3,timr taş hoca video izle,yeni sohbetler,deccal,şeytan ,cin,peri,hurafe,yecüc-mecüc,kimdir,yaratılış gayesi,insandaki deha